- standart bir amerikalı, hayatının %75'inde hiç hintli görmüyor.
bak kempes!
önce o pesi bırak, adam gibi winning eleven al, bu biiir.
bi daha analogu bozuk joisticki kakalama bana bu ikiiii.
spikeri fransızca konuşturtup beni güldürtme bu üüç.
biz aslanlar gibi günümüz matrixi ps2 a.i.'sine karşı insanlık onurumuz için savaşırken içimizdeki irlandalılardanlık yapma, düşmanını şaşma bu da dööört.
ama abi barcelonayı aldın bitirdin işi sen, napıcam ben şimdi diye golu yedikten sonra maç bitmeden ağlama, küçüğümsün, yenilirim bu da beşşş.
Su içerken yılan, müzik dinlerken Olhor dokunmaz!
Sokakta kulaklığınızla yürüyorsanız, sizi görse bile müziğinizi bölmemek adına rahatsız etmeyecek türden bir salon erkeğidir kendisi.
olhor paşa, şekerin üstüne deterjan dökerek gayrettepe'de bir karınca kolonisini toptan yok etmiştir. soykırım bu değilse, nedir? duy sesimi nobel, ben de yazıyorum. var işte bir şeyler. idare edin.
çek sanat mafyasına bulaşmış bir kişidir aynı zamanda.
şimdi geçen akşam bu olhor beyi, merkez efendi, mister alec ve matmazel zooey hep beraber lö ritz kafe'de oturmuş hafif bir şeyler içiyoruz, muhabbet ikliminde anadan üryan geziyor çeşitli sanat dallarından dem vuruyoruz, herkes lafa dalmış. derken göz ucuyla bir baktım, olhor beyinin elinde telefon bir şeyler döndürüyor. diyor ki, "alo rıza abi. iyi akşamlar abi.
abi bizim bi çek vardı rıza abi, ayın 14'üne idi. abi hala ödenmemiş. bak bizim çocukları yolluyorum ödenmemiş, ben gidiyorum ödenmemiş. geçen haminneyi yolladık bak inan, yine ödenmemiş. şimdi rıza abicim ya bunu öde ya da beni insanlıktan çıkar. yeşil canavar yap beni rıza abi. tamam? öpüyorum abicim."
ama hiç ayıplamıyorum, festival şartları şekerim n'aparsın.
canının sıkkın olduğunu duyar duymaz can havliyle aradım kerâtayı. iyi günde kötü günde. bilen bilir, dostlarıma canım fedâ. "nen var olhorum, nedir derdin, söyle dermanın bulalım ciğerim" dedim buna. "hayat şartları dostum, a mans gotta do what a mans gotta do, oh yeaaah" dedi bana.
başka da bir şey söylemiyorum.
bu piyasada tanıdığım, en sevdiğim insanlardan birisi. ağır zeki, ağır delikanlı, ağır sert bir insan. samuray yollarıyla yetiştirilmesine rağmen osmanlı tokadında da uzmanlaşmış. canı sıkkın bu ara ama birgün aramıza dönecektir elbet.
çok kızdırıyor beni. alıcam façasını aşağıya ama sevimli kerâta. akıllı da üstelik.
ben onu gerekli yerlere havale ettim, onlar ıslah etsin.